Roman ve şiir… Olmazsa olmaz…
Hep yazmak olmaz. Zaman zaman okumaya daha fazla ağırlık vermek lazım.
Mersin’de yaz hâlâ hükmünü sürse de güzelim yaylamda nefis bir sonbahar yaşanıyor. Akşamları, hafta sonları ve vakit bulduğum her an elimdeki kitapla bütünleşerek bu harika atmosferi doya doya içime çekiyorum.
Yaz tatilinin ilk aylarında kitaplığımdaki Atatürk ve İstiklâl Harbi külliyatından seçme yaparak bir hayli kitabı tekrar okudum. İlaveten, internet sağolsun, Türkiye’nin muhtelif şehirlerindeki sahafları “yağmalayarak” bende olmayan bazı eserleri satın alarak onları da büyük bir iştahla okudum.
Son haftalarda tarihe ara verip romana döndüm. Şu an Sabahattin Ali’nin romanlarını tekrar okuyorum. “Kuyucaklı Yusuf” ve “İçimizdeki Şeytan” bitti. Sırada “Kürk Mantolu Madonna” var…
Elbette bu okumalara şiir de ilave ediyorum. Attila İlhan, Özdemir Asaf, Fazıl Hüsnü, Behçet Necatigil ve niceleri…
***
Özellikle gençlere okumalarını, çok okumalarını tavsiye ediyorum. Emin olabilirler ki en büyük zenginlikleri bu olacaktır…
Şiir ve romanı muhakkak hayatlarına almalılar…
Ve tabii ki Millî Mücadele ve İstiklâl Harbi tarihini de…
***
Bu harika mevsimde ve bu güzel hafta sonunda sizleri üniversite yıllarımda yazdığım bir şiirimi okumaya davet ediyorum.
BİRDEN İÇİMDEN GELDİ
Gözleri kapalı ve dingin
Mırıldanırken bir ezgiyi
Birden içimden geldi
Öptüm dudaklarından
Sessiz ve duygulu
Tamamlandı ezgi
Dudaklarımızda
Ayrımına varamadık o an
Sevdamızdı kalan






Mert Özge 2 Ekim 2021
“Son haftalarda tarihe ara verip romana döndüm. Şu an Sabahattin Ali’nin romanlarını tekrar okuyorum. ‘Kuyucaklı Yusuf’ ve ‘İçimizdeki Şeytan’ bitti. Sırada ‘Kürk Mantolu Madonna’ var…”
Sabahattin Ali’nin bu üç değerli yapıtını beğenerek okudum. Yaşamın güzel, acımasız yanlarını bu üç yapıtta akıcı ve çekici bir dille anlatmıştı. Ne yazık ki bu değerli kalem, pusu kurularak ve kalleşçe katledildi! Sabahattin Ali ve nice değerli yazarlarımız yapıtlarıyla yaşayacaklar, onu kalleşçe katledenler ise sonsuza dek ilençle anılacaklar! Günümüzdeki kısır döngüden, yozlaşmadan ve çoraklaşmadan bu değerli yazarlarımızın yapıtlarına sığınmamız gerekir.
Mert Özge 2 Ekim 2021
“Özellikle gençlere okumalarını, çok okumalarını tavsiye ediyorum. Emin olabilirler ki en büyük zenginlikleri bu olacaktır… Şiir ve romanı muhakkak hayatlarına almalılar… Ve tabii ki Millî Mücadele ve İstiklâl Harbi tarihini de…”
Bu önerine ek olarak ben de birkaç öneride bulunmak istiyorum: Turgut Özakman-Cumhuriyet Dönemi serileri (Şu Çılgın Türkler, Diriliş-Çanakkale 1915, Cumhuriyet Dönemi Türk Mucizesi 1-2), Yakup Kadri Karaosmanoğlu-Yaban, Sodom ve Gomore, Oğuz Atay-Tutunamayanlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli, Kemal Tahir-Devlet Ana, Samuel Beckett-Godot’yu Beklerken, Edward Bellamy-Geçmişe Bakış (“kredi kartı” sözünün ilk kez geçtiği roman), Fyodor Mihayloviç Dostoyevski-Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Aziz Nesin-Zübük, Yaşar Kemal-Ağrı Dağı Efsanesi, Tek Kanatlı Bir Kuş, Kuşlar Da Gitti, Ivan Turgenyev-Babalar ve Oğullar, Aleksandr Soljenitsin-İvan Denisoviç'in Yaşamında Bir Gün, Honore de Balzac-Goriot Baba... Şimdilik bu kadar yetsin. Herkese iyi okumalar dilerim.
Mehmet S. Nane 2 Ekim 2021
Mert, mesajlarındaki görüş, düşünce ve önerilerine tamamıyla katılıyorum.