Amiral Cem Gürdeniz
Cem Gürdeniz, bir Türk Amiralidir. Tam bin seneye yakın (939 senelik) çok köklü bir geçmişe sahip olan Türk Bahriyesi’nin mümtaz şahsiyetlerinden biridir.
20. ve 21. yüzyılın ise hiç tartışmasız en ön sırada yer alan Türk Amirallerindendir.
Bu görüşlerim size öznel gibi gelebilir. Fakat tespitlerim, vatanın bu değerli evlâdının ülkemiz için yaptığı eşsiz önemdeki hizmetlerine dayanmaktadır. Bu gözle değerlendirildiğinde, saptamalarım, hiç kimsenin inkâr edemeyeceği nesnel bir gerçeklik olarak karşınıza çıkar.
Çünkü kişilerin kıymetleri; yaptıkları, başardıkları işlere ve kattıkları değere göre ölçülür.
***
Cem Amiralle alçak ve hain kumpas davaları sırasında başlayan bir tanışıklığımız var. TCG Silivri’de bulundukları dönemde, “Erkânıharplikten Paşalığa 11 Yıl” isimli
naçiz kitabımı Cem Gürdeniz, rahmetli Soner Polat ve Semih Çetin Amirallere yollamıştım. Kitapların içine de duygu ve düşüncelerimi aktardığım bir mektup ilave etmiştim.
Her üç Amiralimden de beni çok duygulandıran cevabi mektuplar aldım. Hak ve hukuk yerini bulduktan ve beraat ettikten sonra da Cem Amiralimle bağımızı koparmadık.
Kendisini tanımış olmaktan ve karşılıklı dostluk hisleri taşımamızdan dolayı büyük bir onur duyuyorum.
***
(Bu aziz kahramanlar kendi memleketlerinde ihanete uğrayarak atıldıkları zindanları vatan görevinin devamı olarak gördüler. Yaşadıklarını büyük bir vakarla karşıladıkları için bu zindanlara TCG Hasdal ve TCG Silivri isimlerini vermişlerdi).
***
Şimdi geliniz, fevkalade üstün özelliklere sahip Amiralimizi biraz daha yakından tanıyalım.
Cem Gürdeniz, 1958 yılında doğmuştur. Deniz Harp Okulu’ndan 1979’da Teğmen rütbesiyle mezun olarak Türk Deniz Kuvvetleri’nde subaylık kariyerine başlamıştır. Oldukça genç bir yaşta, 29 yaşındayken, kurmaylık sınavını kazanmış ve 2 yıllık eğitimini müteakip 31 yaşında Kurmay Yüzbaşı rütbesine yükselmiştir.
Pek çok yurt dışı görevde Türkiye’yi ve Deniz Kuvvetleri’ni başarıyla temsil etmiştir.
Gemi Komutanlığı ve II. Komutanlıkları yapmıştır.
Başarılı kariyerinden dolayı Deniz Kuvvetleri Komutanı Özel Sekreterliği görevine getirilmiştir.
Amiralliğe yükseldikten sonra Çıkarma Gemileri Komutanlığı, bilahare de Mayın Filosu Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.
Tümamiral rütbesindeyken Bahriye’deki en son görevi Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı’ydı.
Bu görevi sırasında alçak ve hain Balyoz kumpas davasına sahte delillerle dahil edilerek o dönemki sözde komutanlarının da sesli/sessiz onaylarıyla vatanında esir edildi.
Katıksız Cumhuriyetçi ve Atatürkçü olan Amiral Gürdeniz, 11 Şubat 2011’de tutuklandı ve haksız yere tam 40 ay özgürlüğü elinden alındıktan ve üniformasından koparıldıktan sonra tahliye edildi. Yapılan yeniden yargılanma neticesinde de 9 Haziran 2015’te beraat etti.
Yaşananların, dönemin komutanları (!) tarafından zül addedilmesi gereken tarafı ise Cem Amiral‘i Silivri’de eli kolu bağlıyken emekliye sevk etmeleridir.
Sonraki nesillere yazarak, konuşarak bunları anlatmak boynumuzun borcudur.
Hiç şüphe yoktur: Silah arkadaşlarına bu şekilde ihanet eden komutanların (!) kaydedildiği tarih sayfaları utançtan kızarmıştır!
Kişisel kanaatime göre, Cem Gürdeniz eğer böyle bir alçaklığa uğramamış olsa Deniz Kuvvetleri Komutanı olacağı kesindi.
***
Amiral Cem Gürdeniz’in subaylık hayatını az evvel özet olarak okudunuz. Buna ilave olarak, Amiralimizi biraz daha tanıtmak için bazı bilgiler daha vermek isterim.
Cem Amiral, subaylık kariyeri sırasında farklı zamanlarda görevli bulunduğu Amerika ve Belçika’da yüksek lisans eğitimi görerek, bu ülke üniversitelerinden 2 yüksek lisans derecesine sahiptir.
Kıymetli bir entelektüel olarak 9 kitap yazmıştır. Uzun süredir yazdığı makaleleri saygın gazete, dergi ve internet gazetelerinde yayımlanmıştır, yayımlanmaktadır.
Verdiği konferanslar, yazılı ve görsel medyada katıldığı programlar ve röportajlar vasıtasıyla denizcilikle ilgili ülkemizin hak ve menfaatlerini topluma aktarmaktadır.
Tüm bu çalışmaları esnasında vakar sahibi, entelektüel, birikimli ve donanımlı bir devlet adamı tutum ve davranışları sergilemektedir.
2015 yılında Koç Üniversitesi bünyesinde “Denizcilik Forumu”nu (KÜDENFOR) kurmuştur. Halen Kurucu Direktör olarak bu kuruluşun başındadır.
***
Amiral Cem Gürdeniz, vatan görevinin sadece muvazzaf subayken yapılmayacağını, sivil hayatta da etkili ve değerli hizmetler yapılabileceğini hepimize göstermiştir.
Üniformasından koparıldığında çok üzülmüş ve öfkelenmiştim. Fakat emin olunuz, sivil olarak şu son 5 senede yaptıklarını ve ürettiklerini görünce bu üzüntüm geçti. Neticede vatan için çalışmak isteyen bu değerde bir kişinin kendi yolunu, yöntemini bulacağını da hep birlikte görmüş olduk.
***
Cem Amiral’in vatana yaptığı en büyük hizmet, “Mavi Vatan” doktrinini üretmek ve bunun kitabını yazmaktır. Bu öyle büyük bir hizmettir ki 462.000 km2 Mavi Vatan alanımızı ve ülkemizin istikbalini ilgilendirmektedir.
Amiralimizin jeopolitik ve jeostratejik olarak ülkemizi muazzam derecede kuvvetli konuma getirecek olan bu doktrini gelecek nesiller için hayati önemdedir. Mavi Vatan salt hidrokarbon kaynakları için değil, jeopolitik etki ve hâkimiyet için de önemlidir.
Çok büyük bir memnuniyetle görmekteyiz ki bu kavram Türk halkına mal olmuştur. Devlet katında da tam bir kabul görmesi bizleri gelecek için umutlandırmaktadır. Fakat bu yol uzun ve meşakkatlidir. Sabırla ama asla haklarımızdan taviz vermeden bu davayı kazanacağımıza inanarak çalışmalıyız.
***
Amiral Gürdeniz, bugüne kadar yaptığı çalışmalarla Türk denizcilik tarihinin iftihar sayfalarında yerini almıştır.
Sadece Mavi Vatan’ı yaratmak ve onu millete mal etmek bile bütün bir ömre yetecek bir şeref, hizmet ve başarıdır.
Tüm bu yazdıklarımın bir özeti olarak şu tespiti gönül rahatlığıyla yapabilirim:
Amiral Cem Gürdeniz, özellikle son 5 senede Mavi Vatan kavramını Türk halkının ortak değeri hâline getiren, denizciliğin öneminin toplum ve hatta devlet tarafından farkına varılmasını sağlayan, bu yönde çok önemli ve değerli çalışmalar yapan Türk denizciliğinin kutup yıldızı ve baş mimarıdır.
***
Bu yazıyı yazmamın bazı sebepleri var.
Kendimle ilgili olanı, bir Türk yurttaşı olarak vefa ve teşekkür borcudur. Vatana bu kadar önemli hizmetler yapan bir kişiye bu borcumu yerine getirmek istedim.
Benimle ilgili olmayan sebep ise gençlerimize ülkemizin bu değerini tanıtmak isteğidir.
Amiral Gürdeniz, zindandaki karanlık günleri bile vatan görevi olarak kabul eden bir kahramandır. Gençlerimiz bu kahramanlarımızı iyi tanımalıdır.
İşte bu yazı en çok da gençlerimize yol göstermek ve ışık tutmak için yazıldı. Gençler kahramanlarımızı tanımalı ve onları unutmayarak yaşatmalıdır.
Defaatle yazdığım gibi: Ülkeler kahramanlarının omuzları üzerinde yükselir. Kahramanlarını tanımayan, onlara değer vermeyen ya da unutulmaya terk eden milletlerin bugünleri var gibi görünse de yarınları olmaz. Olamaz.
***
Pek kıymetli, pek sevgili Amiral Cem Gürdeniz’e sevgili ailesiyle birlikte sağlıklı, uzun ve daima denizle dolu bir ömür diliyorum.






Yorumlar
Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın